Mimarın Gözünden İngiltere

          Merhabalar, ben Yavuz Önük. 2015 yılında Bahçeşehir Üniversitesi mimarlık bölümünden mezun oldum.Yaklaşık iki yıl çalışma sürecimin sonunda İstanbul Teknik Üniversitesi’nde yüksek lisansa kaydoldum. Bu süreçte danışmanlar sayesinde yurtdışında yüksek lisans yapmaya karar verdim ve başvurularda bulundum.

          İngiltere tek tercihimdi çünkü hem ana dili İngilizce olan hem de eğitim süresi yüksek lisans için bir sene olan bir ülke. Ama sadece bu sebeplerle başvurmadım. Danışmaların beni yönlendirmesi ve araştırmalarım sayesinde okuduğum University of Kent okulunun, dünya sıralamasındaki yeri ve İngiltere’deki konumu beni çeken taraflar oldu. Tamamladığım yüksek lisans programının Türkiye’de benzeri yok. Bu bir problem olarak değil avantaj olarak görmek lazım diye düşünüyorum. Mimarlık bölümü mezunu olup mimari görselleştirme ile ilgilenen çok insan olduğunu düşünmüyorum. Bu eğitim bana görselleştirmenin önemini anlatmakla kalmadı aynı zamanda tasarım alanında da nelere dikkat etmem gerektiğini, nasıl tasarlanırsa görselde daha iyi pazarlanabileceğini gösterdi. Bu bölümsel bir olay olarak görünse bile aslında herkesin ihtiyacı ve yapmakta güçlük çektiği bir algıdır diye düşünüyorum.

         İngiltere’de okumanın katkısı:

          Diğer bir taraftan, yurtdışında özellikle İngiltere’de yaşamak bana birçok şey kattı. Herkesin dilinde olan ve her yerde okuyabileceğiniz gibi İngiltere gerçekten bir düzen ve kural ülkesi. Günlük yaşam programı hazırlama alışkanlığı kazandırdı bana. Böyle bir programınız olduğunda, bütün hayatınız bir netliğe kavuşuyor ve hayatınızda neler yapmak istediğinizi, nasıl çalışmak, boş zamanlarınızı nasıl düzenlemek ve o zamanları nasıl verimli geçirmek istediğinizi kolay bir şekilde görebiliyorsunuz. Hayat daha keyifli ve çok daha verimli hale geliyor.

         Yurtdışında eğitim almak:

          Son olarak yurt dışında eğitim almanın ve yaşamanın bana ne gibi sonuçları oldu onlardan bahsetmek istiyorum. Yurt dışına gitmeden önce, zaten iş tecrübem vardı ama eğitimimi tamamladıktan sonra birkaç sene daha iş tecrübesi kazanır ve daha sonra kendi işimi kurarım diye düşünüyordum. Ancak eğitimim bitti ve ben 4 ay içerisinde kendi şirketimin sahibi oldum. Peki buna nasıl karar verdim? Az önce bahsettiğim gibi hayatımı düzene koyduktan sonra isteklerimi ve yaşama tarzımı çok net bir şekilde gördüm. Bu netlik ve yurtdışında yaşamanın getirdiği ortamı analiz etme tecrübesi ile çalışma alanlarımı, piyasayı ve piyasada bulunan çalışma imkanım olan şirketleri analiz ettim. Görüşmelerde bulundum. Tabi dolu ve eğitimli bir birey olduğunuz zaman karşınızdaki insan size daha net konuşmak zorunda kalıyor. Bu sayede ortamın aslında verimli çalışmak için uygun olmadığını ve aynı zamanda çalışsam bile kendimi mutlu hissedecek bir gelir düzeyine sahip olamayacağımı fark ettim. Bu noktada eğitimimin ve yaşam tecrübemin bana kattığı özgüven ile uygun koşulları bulmak için çaba sarf ettim.

          Sonuç olarak kendime büyük bir sermaye gerektirmeyen ancak bu devirde para kazanmaya imkan sağlayacak bir yol buldum ve bunun üzerine kendi şirketimi kurdum. Şunu söyleyerek bitirmek isterim ki, eğer yurtdışında eğitimimi almamış olsaydım, bu cesaretim olmayacak, ortamı bu derece analiz edemeyecek ve muhtemelen bir şirkette çok da mutlu olmadığım bir şekilde çalışmaktaydım. Eğer sizin de yurtdışı planınız, hayaliniz var ise kesinlikle tavsiye ederim. Şansınız bol olsun.

Mimar Yavuz ÖNÜK